
Öncelikle ceza yargılamasın hangi aşamalardan oluştuğunun bilinmesi gerekir.
Soruşturma Aşaması: Bu aşama aleyhinizde bir ihbar, şikayet veya resen başlatılabilecek inceleme-soruşturma aşamasıdır. Bu aşama iddia makamı olan Cumhuriyet Savcılığı nezdinde yürütülür. Soruşturma aşamasında kural olarak gizlilik esası vardır. Yani işlemler kamuya karşı aleni bir şekilde değil gizli bir şekilde yürütülür. Bu husus 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Soruşturmanın Gizliliği başlıklı Madde 157/1: ''Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.'' hükmü suretiyle kayıt altına alınmıştır. Soruşturma aşaması aleyhinizde açılacak bir ceza davasının temelini oluşturacak iddiaların-suçlamaların hazırlandığı, delillerin toplandığı evredir. Bu aşamada yapılabilecek usul işlemlerinin hukuka uygun olma zorunluluğu vardır. Aleyhinizde toplanılacak delillerin hukuka aykırı yollardan elde edilmemesi gerekir. Hukuka aykırı yollardan elde edilerek toplanan delillere dayanak yapılarak hazırlanan bir iddianamen kaynaklı bir ceza kovuşturmasında bu deliller hükme esas alınamaz. Bu husus ''Zehirli Ağacın Meyvesi de Zehirlidir'' ilkesi olarak ceza yargılamasının temel ilkelerindendir. Ceza yargılamasında tarafınıza yöneltilen iddialar ve suçlamalar neticesinde yapılan usul işlemlerine karşı sizi her daim savunacak ve bu işlemlerin hukuka uygunluğunu inceleyecek bir avukatınızın bulunması hayati önem arz etmektedir. Unutmayın avukatınız her zaman sizin tarafınızda olan ve sizin için mücadele edecek kişidir. Bu husus Anayasada da güvence altına alınmıştır. "Hak arama hürriyeti" başlıklı Anayasa m.36/2'ye göre, herkes savunma hakkına sahiptir. Hukukumuzda herkes savunmasını bizzat kendisi yapabileceği gibi, seçeceği müdafinin yardımıyla da yapabilir. Müdafi yardımından yararlanma hakkı şüpheli ve sanık için etkili ve yeterli hukuki güvenceyi bünyesinde barındıran savunma hakkının teminini ifade etmektedir. Çünkü bu hakkın gerçek anlamda kullanılabilmesi, müdafin yetkilerini gereği gibi kullanabilmesi, ödevlerini yerine getirmesinde uluslararası ve ulusal mevzuattaki istisnai sınırlamalar dışında kısıtlamalara maruz kalmamasına bağlıdır. İfade vereceğim olay ile ilgili avukatım bilgi sahibi olabilir mi ? Şüpheli, bilgi edinilen, tanık sıfatıyla ifadenizin alınacağı olay ile ilgili avukatınız dosyayı inceleyerek gerekli bilgileri edinebilir. Bu husus dosyada gizlilik kararı verilmemesine bağlıdır. Usule uygun bir şekilde 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine dayanılarak hakimlik tarafından verilen gizlilik kararı dosyadan bilgi alınmasını engellemektedir. Avukatınız karakolda, savcılıkta ifadeniz esnasında yanınızda hazır bulunabilir mi ? Soruşturma aşamasında ifadeniz şüpheli sıfatıyla kolluk ve savcılıkta alınabilir. Avukatınız kollukta ve savcılıkta verdiğiniz ifade aşamasında veyahut hakimliklerde sorgu esnasında yanınızda hazır bulunabilecektir.
Kovuşturma Aşaması : Bu aşama aleyhinizde yapılan soruşturma neticesinde hazırlanan iddianamenin mahkemede kabulü sonucu başlar. Bu aşamadan itibaren şüpheli sıfatı, sanık olarak devam edecektir. Artık yargılama mahkemede devam edecektir, bu aşamada yargılama kural olarak alenidir. Yani soruşturma aşamasındaki gizlilik ilkesi yerini açıklık-alenilik ilkesine bırakmıştır. Avukatım yargılama esnasında tutuklu olarak tutukevinde bulunduğum süre boyunca vekaletname olmaksızın ziyaretime gelebilir mi ? Evet, avukatınız vekaletname olmaksızın tutukevinde sizinle görüşebilir. Bu husus 17/06/2005 tarihli HÜKÜMLÜ VE TUTUKLULARIN ZIYARET EDILMELERI HAKKINDA YÖNETMELIK Tutuklunun Müdafi ile Görüşmesi Başlıklı Madde 19: ''Tutuklu, vekaletname aranmaksızın müdafi ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duymayacağı, ancak; görüşmenin görevlilerce izlenebileceği bir ortamda, açık görüş usulüne tabi olarak görüşür. Bu kişilerin müdafi ile yazışmaları denetime tabi tutulmaz.'' Şeklinde belirtmek suretiyle müdafin tutuklu ile görüşmesinde vekaletnamenin aranmayacağı belirtilmiştir. Kovuşturma aşaması mahkeme tarafından yürütülür, artık hazırlanan iddianamenin değerlendirilmesi, delillerin açık, sözlü olarak tartışılması, toplanmayan delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi gibi muhakeme işlemleri yapılmaktadır. Kovuşturma aşamasının en önemli özelliklerinden birisi duruşma yapılmasıdır. Kovuşturma aşamasında silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri mevcuttur. Silahların eşitliği ilkesi; kamu gücüyle donatılmış iddia makamı karşısında savunmanın da aynı haklara sahip olduğunu ve aynı şartlarda savunma yapılabilmesini öngören, usuli haklar açısından bir farklılığın bulunmadığı, taraflardan birisinin daha zayıf duruma düşürülmeksizin mahkeme önünde eşit olduğunu ifade etmektedir. Bu durumda avukatınız iddia makamının iddialarına karşı, toplanan delillere karşı usule ve esasa ilişkin bütün incelemeleri yaparak itirazlar yapabilir ve şüpheyi ortaya çıkarabilmektedir. Çelişmeli Yargılama ilkesi ise Ceza Yargılamasında sanık aleyhinde toplanan delillerin dürüst, adil bir mahkeme huzurunda tartışılmasını ve bu delillere karşı sanığın, müdafinin söz hakkının bulunmasını ifade etmektedir. Aleyhinde delillere, beyanlara, belgelere karşı söz hakkı bulunmayan, bilgi sahibi olmayan sanığın etkin bir savunma yapmasından söz edilemez. Bu çerçevede bahsedilen ilkeler adil yargılamanın temelini oluşturmaktadır. Hakkımda mahkeme tarafından ceza verildi bundan sonra ne yapacağım ? Hakkınızda verilen ceza kesinleşmediği sürece infaz aşamasına geçilmez. Ceza yargılaması neticesinde avukatınız sizin en lehinize olan sonuç için mücadele vermektedir. Bu çerçevede aleyhinize verilmiş olan hükmü avukatınız yasal süreleri ve kesinlik sınırları içerisinde lehinize olacak şekilde üst mahkemelere taşıyarak istinaf ve temyiz incelemesine tabi tutulacaktır. Olağan kanun yollarının tüketilmesi akabinde ise Hükmün kesinleşmesinden sonra başvurulabilecek 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu içerisinde M.308-323 arasında yer alan olağanüstü kanun yolları bulunmaktadır. Bu yollar; a. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı b. Kanun Yararına Bozma c. Yargılamanın Yenilenmesi yoludur.
İnfaz Aşaması: Yargılama neticesinde sanığın üzerine atılan suçun ispatlanması ile verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi akabinde verilen cezanın infazı aşamasına geçilir. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Duruşmanın sona ermesi ve hüküm başlıklı Madde 223/5:“Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilir.” hükmü ile mahkumiyet kararını tanımlamıştır. Hükmün kesinleşmesi akabinde infaz savcılığı hükmün infazına başlar. Bu aşamadan sonra kovuşturma aşamasındaki sanık, hükümlü olmuştur. Mahkumiyet kararı sonrası cezaevinde avukatım ile görüşebilir miyim ? İnfaz aşamasında da avukatınız ile daima iletişim kurabilirsiniz. 17.06.2005 tarihli HÜKÜMLÜ VE TUTUKLULARIN ZİYARET EDİLMELERİ HAKKINDA YÖNETMELİK Madde 20: ''Hükümlü, vekâletnamesi olmayan avukatlarıyla, avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde en çok üç kez görüşme hakkına sahiptir.'' Hükümlü olarak ceza evinde bulunduğunuz sırada vekaletname olmaksızın en çok 3 kere olmak suretiyle avukatınız ile görüşme imkanınız vardır. Vekaletnamesi olan avukatlarınız ile ise görüşmede ''tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde'' olmak şartıyla herhangi bir sınır bulunmamaktadır. Tüm bu işlemler yapılırken avukatınız ile aranızdaki görüşmeler, belgeler ve avukatınızın sizden öğrendiği bütün bilgiler sır niteliğindedir. Bu husus 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu Sır Saklama başlıklı Madde 36: ''Avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık görevi, gerekse, Türkiye Barolar Birliği ve barolar organlarındaki görevleri dolayısı ile öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır.'' hükmüyle kayıt altına alınmıştır. Avukat ile müvekkili arasında olan sır niteliğindeki bilgiler dolayısıyla avukatların tanıklık etmeleri müvekkillerinin yazılı muvafakatine bağlı olup, izin olsa dahi tanıklıktan çekinme hakları mevcuttur. Bu durumda avukata karşı cezai ve hukuki sorumluluk yüklenemez.
Av. Mehmet Faik EYCE
Commentaires